Google, yeni bir temiz enerji teknolojisini destekleme taahhüdünü, karbon yakalama özelliğine sahip bir doğalgaz projesi olarak duyurdu. Teknoloji devi, gezegeni ısıtan karbon emisyonlarını yakalamak için özel filtrelerle donatılmış, fosil yakıtla çalışan bir enerji santralini destekleme kararı aldı. Bu durum, iklim değişikliğiyle mücadelede son derece tartışmalı bir yöntem olan Karbon Yakalama ve Depolama (CCS) teknolojisine verilen bir destek olması nedeniyle, projenin gerçekten “temiz” bir çözüm olup olmadığı sorularını gündeme getirdi.
Projenin detayları: Broadwing Energy Center
Google, Illinois eyaletinde “Broadwing Energy Center” adıyla kurulacak yeni bir doğalgaz santralinin geliştirilmesini desteklemek üzere bir anlaşma imzaladı. Santral, baca gazındaki karbondioksiti filtrelemek ve ardından bu sera gazını yeraltında depolamak için tasarlanmış CCS teknolojisiyle entegre edilecek.
Google, 2030’da faaliyete geçtiğinde santralin üreteceği 400 MW’lık gücün “çoğunu” satın almayı kabul ettiğini belirtti. Şirket, yaptığı açıklamada, “Hedefimiz, umut vadeden yeni CCS çözümlerini piyasaya sürmeye yardımcı olurken hızla öğrenmek ve yenilik yapmaktır,” ifadelerini kullandı.
Karbon yakalama teknolojisi neden tartışmalı?
Teoride CCS, iklim değişikliğinin yol açtığı felaketleri önlemeyi hedefliyor. Ancak pratikte bu teknoloji, hem teknik hem de finansal sorunlarla dolu bir geçmişe sahip.
- Başarısızlık sicili: ABD Enerji Bakanlığı, geçmişte başarısız CCS projelerine yüz milyonlarca dolar harcadı. Altı kömür santralindeki CCS projelerine harcanan yaklaşık 684 milyon dolarlık bütçenin yalnızca biri faaliyete geçebildi.
- Yüksek maliyet: 2023 tarihli bir rapora göre, karbon yakalamalı santrallerden elde edilen elektriğin maliyeti, güneş, rüzgar veya geleneksel fosil yakıt santrallerine kıyasla en az 1,5 ila 2 kat daha pahalı.
- Fosil yakıtlara bağımlılığı uzatma riski: Eleştirmenler, CCS’nin güneş ve rüzgar gibi daha sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçişi teşvik etmek yerine, fosil yakıtlara olan bağımlılığı uzatacağını savunuyor.
Google’ın projesi neden farklı?
Google’ın desteklediği bu yeni proje, geçmişteki başarısız denemelerden birkaç temel noktada ayrılıyor.
- Yakıt türü: Santral, kömüre göre daha ucuz bir enerji üretim yöntemi olan doğalgaz kullanacak.
- Depolama yöntemi: Yakalanan CO2, petrol çıkarmak için satılmak yerine, santralin yakınındaki bir kuyuda kalıcı olarak depolanacak.
- Yüksek yakalama oranı iddiası: Google, projenin, santralin ürettiği karbondioksit emisyonlarının yaklaşık %90’ını yakalayabileceğini iddia ediyor. Bu oran, bugüne kadarki birçok CCS projesinin ulaşabildiğinden daha yüksek bir seviyeyi temsil ediyor.
Doğalgazın görünmeyen sorunları
Ancak bu proje, doğalgazla çalışan santrallerin diğer sorunlarını ortadan kaldırmıyor.
- Metan sızıntıları: “Doğal gaz” olarak adlandırılsa da bu yakıt, karbondioksitten çok daha güçlü bir sera gazı olan metandır. Petrol ve gaz kuyularından ve boru hatlarından düzenli olarak sızan metan, küresel ısınmaya ciddi katkıda bulunuyor.
- Hava kirliliği: Gaz santralleri, yakın topluluklar için sağlık riskleri oluşturan başka hava kirleticileri de üretiyor.
Google’ın değişen stratejisi mi?
Google, yıllardır en büyük kurumsal yenilenebilir enerji alıcılarından biri olarak rüzgar ve güneş enerjisinin büyümesine yardımcı oldu. Ancak bu son duyuruda, güneş ve rüzgar enerjisine kıyasla CCS’nin avantajlarından bahsedilmemesi dikkat çekici. Bu durum, özellikle ABD’de yenilenebilir enerjiye karşı değişen siyasi havayı yansıtıyor olabilir.
Yapay zeka alanındaki hedeflerini büyüten Google’ın enerjiye aç veri merkezlerini doyurma ihtiyacı ve artan karbon ayak izi, şirketi bu tür tartışmalı teknolojilere yönlendirmiş gibi görünüyor. CCS, faaliyete geçebilmek için finansal desteğe ihtiyaç duyuyordu ve şimdi Google gibi güçlü bir destekçiye daha sahip oldu.




