İran’da patlak veren hükümet karşıtı protestolar, rejimin bugüne kadarki en sert dijital sansür hamlesiyle karşılandı. Ülke genelindeki internet erişimi 108 saattir kesik durumda. Ancak bu kez durum, standart bir internet kesintisinden çok daha farklı: İran yönetimi, ülkedeki muhaliflerin dış dünyaya açılan son kapısı olan Starlink uydu internetini hedef almak için askeri düzeyde karartma teknolojileri kullanıyor.
Starlink uyduları nasıl “kör” edildi?
Bağımsız yayın organı IranWire ve BBC’nin raporlarına göre, İran’da bulunduğu tahmin edilen 50.000’den fazla Starlink terminali, eşi benzeri görülmemiş bir elektronik harp taktiğiyle etkisiz hale getirildi. İnternet araştırmacısı Amir Raşidi, bu müdahalenin Starlink trafiğinin yüzde 80’ini durdurduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre engelleme yöntemi oldukça sofistike:
- GPS sinyallerini bastırma: Starlink terminalleri, uydulara kilitlenmek için GPS verisine ihtiyaç duyar. İran, GPS sinyallerini bozan güçlü karıştırıcılar (jammer) kullanarak terminallerin konum belirlemesini ve dolayısıyla uydularla iletişim kurmasını engelliyor.
- Mobil karartma araçları: Yüksek güçlü radyo gürültüsü yayan mobil araçların, Starlink sinyallerini bölgesel olarak bastırmak için sahada olduğu bildiriliyor.
Bu teknolojinin Çin veya Rusya menşeli olabileceği üzerinde durulurken, İran’ın bu kapasiteyi İsrail ile yaşanan çatışmalar sonrasında geliştirdiği düşünülüyor.
Sokaklarda ağır bilanço
Dijital karanlığın ardında ise büyük bir insani kriz yaşanıyor. NetBlocks verileri, halkın dünyadan tamamen izole edildiğini doğrularken, son dört gün içinde 500’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ve 10 binden fazla kişinin gözaltına alındığı bildiriliyor.
“Tahran’da neredeyse her sokak başında bir kontrol noktası bulunuyor ve güvenlik güçleri vatandaşların telefonlarını kontrol ediyor”.
İnternet seçici olarak geri geliyor
Rejim, iletişimi tamamen kesmek yerine kendi kontrolündeki bir “intranet” oluşturma stratejisini izliyor. İnternet erişimi kademeli olarak açılsa da, bu erişim sadece devletle bağlantılı platformlar, resmi medya hesapları ve devlete yakın Telegram kanalları ile sınırlı tutuluyor. Bu strateji, yönetimin olaylara ilişkin anlatıyı tek taraflı olarak yönlendirmesine olanak tanıyor.




