Yapay zeka özellikleri, kurumsal yazılımlarda ek bir seçenek olmaktan çıkarak standart hale geliyor. Ancak bir ürünü yalnızca “yapay zeka destekli” olarak tanıtmak, BT ekiplerini ikna etmek için artık yeterli değil.
BT yöneticileri, bu araçların güvenliği, yönetişimi, iş akışlarını ve bütçeleri nasıl etkilediğini anlamak istiyor. Bu nedenle şirketlere geçen yıla kıyasla daha ayrıntılı sorular yöneltiliyor.
Spiceworks topluluğundaki tartışmalar da yapay zekanın pratik değerine odaklanıyor. BT uzmanları, teknolojinin gerçekte ne yaptığını, somut bir sorunu çözüp çözmediğini ve ek maliyet ile karmaşıklığa değip değmediğini sorguluyor.
NinjaOne Ürün Yönetiminden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Matt Hastings, “En sık sorulan sorular yapay zekanın neler yapabildiğiyle değil, ekibin onun ne yaptığını gerçekten anlayıp anlamadığıyla ilgili” dedi.
Hastings’e göre BT yöneticileri, nasıl üretildiğini tam olarak göremedikleri bir sonuca güvenip güvenemeyeceklerini bilmek istiyor. Ekipler ayrıca yapay zekanın iş süreçlerini aksatmadan manuel işleri nasıl azaltacağını ve sonuçları nasıl iyileştireceğini sorguluyor.
BT liderleri artık yalnızca yeni yetenekleri değerlendirmiyor. Özelliklerin mevcut sistemlere nasıl uyacağını, hangi denetim araçlarının sunulduğunu ve insan kontrolünün hangi aşamalarda devam edeceğini de inceliyor.
Yapay zeka pazarlaması çoğunlukla dönüşüm, otomasyon ve üretkenlik artışı vaatlerine dayanıyor. Ancak bu mesajlar, BT ekiplerinin bir ürünü kullanıma almadan önce cevap aradığı teknik ve operasyonel soruları her zaman karşılamıyor.
Hastings, sektörün yapay zeka yeteneklerini sık sık abarttığını belirtti. Ona göre birçok uygulama, süreçleri tamamen değiştirmek yerine mevcut iş akışlarında iyileştirme sağlıyor. Şirketlerin büyük vaatler yerine kullanıcıların bekleyebileceği somut sonuçları açıklaması gerekiyor.
Bir araç doğrulama yükünü artırıyor, maliyetleri yükseltiyor veya mevcut süreçleri karmaşıklaştırıyorsa kuruluşlar bu teknolojinin üretkenliği gerçekten iyileştirip iyileştirmediğini sorguluyor.
Hastings, “Kuruluşlar yapay zekayı insan uzmanlığının yerine geçen bir sistem değil, onu hızlandıran bir araç olarak görmeli. Yapay zeka ekiplerin daha verimli çalışmasına yardımcı olabilir, ancak insan muhakemesi önemini koruyor” dedi.
BT uzmanları yapay zekayı belge özetleme, betik hazırlama, teknik sorunları araştırma, fikir geliştirme ve yazılı iletişimi düzenleme gibi görevlerde kullanıyor. Bu uygulamalarda yapay zeka çoğunlukla karar vermek yerine çalışanların daha hızlı ilerlemesini sağlıyor.
Hastings, başarılı uygulamaların mevcut iş akışlarını güçlendirdiğini ve BT ekiplerine daha yüksek değer taşıyan işler için zaman kazandırdığını söyledi. “İnsan muhakemesi olmadan hız, risk yaratabilir” ifadesini kullandı.
BT ekipleri, yapay zekanın nasıl çalıştığını, hangi verileri kullandığını, mevcut süreçlere nasıl bağlandığını ve insan denetiminin nerede devreye girdiğini açık biçimde görmek istiyor. Gerçekçi beklentiler sunan, ölçülebilir sonuçlar gösteren ve belirsizlikleri gizlemeyen sağlayıcıların daha fazla güven kazanması bekleniyor.




