Meta korsan kitap davası
Marka

Meta’nın korsanlık davasındaki özrü kabahatinden büyük!

Meta’nın yapay zeka modellerini korsan kitaplarla eğittiğine dair açılan davada yeni ortaya çıkan e-postalar, şirketin yasa dışı veri kullanımıyla ilgili “en güçlü kanıtları” sundu.

Kitap yazarları tarafından açılan bu dava, Meta’nın başta Llama olmak üzere tüm AI modellerini eğitmek için korsan kitapları izinsiz olarak kullandığını iddia ediyor.

Meta’nın torrent skandalı

Geçtiğimiz ay Meta, LibGen adlı tartışmalı ve korsan içerikler barındıran büyük bir veri setini torrent yoluyla indirdiğini kabul etmişti. Ancak bu torrent sürecine dair detaylar, şirketin sansürsüz e-postaları kamuoyuna sunulana kadar belirsizdi. Mahkeme dosyalarına göre Meta, Anna’s Archive üzerinden “en az 81.7 terabayt” veri indirdi. Bu veriler arasında Z-Library ve LibGen’den indirilen “35.7 terabayt” veri de bulunuyor. Ayrıca Meta’nın daha önce de LibGen’den “80.6 terabayt” veri indirdiği ortaya çıktı.

Kitap yazarları, Meta’nın bu devasa korsan veri indirme operasyonunun yasadışı olduğunu belirterek, “Meta’nın yasa dışı torrent operasyonunun büyüklüğü şaşırtıcı” ifadesini kullandı. Yazarlar, daha küçük çaplı korsan veri indirme vakalarının bile ABD Savcılığı’na bildirildiğini ve soruşturma açıldığını vurguladı.

Seeding (Paylaşım) tartışmaları

Davacılar, Meta’nın indirdiği korsan kitapları sadece kullanmakla kalmayıp, torrent ağlarında başkalarına da dağıttığını iddia ediyor. “Seeding” olarak bilinen bu süreç, indirilen dosyanın torrent ağı üzerinde başkalarıyla paylaşılması anlamına geliyor.

Meta’nın e-postaları, şirket çalışanlarının bu süreçle ilgili kaygılarını gösteriyor. Örneğin, Meta mühendislerinden Nikolay Bashlykov, Nisan 2023’te gönderdiği bir mesajda “Bir şirket dizüstü bilgisayarından torrent yapmak doğru gelmiyor” diyerek kaygılarını dile getirdi. Aynı mesajda Bashlykov, Meta’nın IP adresleri üzerinden korsan içerik indirilmesinin yasal riskler taşıdığını belirtti.

Eylül 2023’e gelindiğinde Bashlykov, durumu Meta’nın hukuk departmanına taşıdı ve “Torrent kullanmak, dosyaların paylaşılmasını (seeding) gerektirebilir — bu da yasal olarak sorun yaratabilir” diyerek endişelerini dile getirdi. Ancak davacılar, Meta’nın bu uyarıları dikkate almadığını ve torrent işlemlerini gizlemeye çalıştığını iddia ediyor.

Meta’nın gizlilik stratejileri

Elde edilen kanıtlara göre Meta, torrent indirme sürecinde seeding’i gizlemek için bazı yöntemler kullandı. Meta araştırmacısı Frank Zhang’ın bir mesajında, indirme işlemlerinin Facebook sunucuları yerine farklı altyapılar üzerinden yapıldığı ve böylece “indirici/paylaşımcı” kimliğinin takip edilmesinin önüne geçilmeye çalışıldığı belirtiliyor.

Ayrıca Meta’nın proje yöneticisi Michael Clark, torrent ayarlarının değiştirilerek “en az miktarda seeding yapılacak şekilde” ayarlandığını ifade etti.

Davacılar, yeni ortaya çıkan bu bilgiler ışığında Meta yöneticilerinin tekrar mahkemeye çağrılmasını talep etti. Özellikle Mark Zuckerberg’in daha önce verdiği ifadelerin, yeni kanıtlarla çeliştiği iddia ediliyor. Davacıların iddiasına göre, LibGen’in kullanımıyla ilgili kararlar Zuckerberg’e bildirilmiş.

Meta korsan kitap davası
(Kaynak)

Meta’nın savunması ve hukuki süreç

Meta, torrent yoluyla korsan kitap indirdiğini kabul etse de, bu dosyaları başkalarıyla paylaşmadığını savunuyor. Şirket, mahkemeye sunduğu belgelerde “İndirilen dosyaların paylaşıldığına dair hiçbir somut kanıt yok” ifadesini kullandı. Ayrıca Meta, torrent protokolünün sadece dosya indirmek için kullanılan bir yöntem olduğunu ve bunun tek başına yasa dışı bir eylem olmadığını iddia ediyor.

Meta’nın hukuk ekibi, davacıların Kaliforniya’nın Bilgisayar Veri Erişimi ve Dolandırıcılığı Yasası (CDAFA) kapsamında yaptığı suçlamaların geçersiz olduğunu savunuyor. Şirketin argümanına göre, torrent protokolü kullanarak kamuya açık verileri indirmek, bu yasayı ihlal etmiyor.

Ancak davacılar, Meta’nın sadece telif hakkı yasalarını ihlal etmekle kalmadığını, aynı zamanda CDAFA’yı da çiğnediğini öne sürüyor. Yazarlar, Meta’nın “korsan içerik barındıran bir eşler arası paylaşım ağına katılarak yasa dışı bir veri edinme sürecine dahil olduğunu” iddia ediyor.

Torrent terimleri mahkemeyi zorlayabilir

Meta’nın savunmasında öne çıkan bir diğer unsur ise torrent terminolojisi.

“Seeding” ve “leeching” gibi terimlerin karmaşıklığı, mahkemenin bu süreci tam olarak anlamasını zorlaştırabilir. Davacılar, Meta’nın yalnızca indirme sürecinde değil, aynı zamanda seeding yoluyla da korsan içerikleri paylaştığını savunuyor. TorrentFreak gibi kaynaklar, Meta’nın “önlem almak” ile “seeding’i tamamen engellemek” arasında fark olduğunu ve Meta’nın dosya paylaşımını tam anlamıyla durdurmadığını öne sürüyor.

Meta’nın korsan içerikleri torrent üzerinden indirip indirmediği ya da paylaşıp paylaşmadığı sorusu, davanın seyrini büyük ölçüde belirleyecek. Yazarlar, Meta’nın yasa dışı yöntemlerle veriye eriştiğini ve bu süreçte milyonlarca telif hakkı ihlali yaptığını iddia ederken, Meta bu suçlamaları reddediyor.

Mahkeme sürecinin önümüzdeki aylarda daha da karmaşık hale gelmesi bekleniyor. Hem telif hakkı ihlali hem de veri erişim yasalarının çiğnenip çiğnenmediğiyle ilgili kritik kararlar alınacak. Bu dava, yapay zeka eğitiminde kullanılan verilerin yasal sınırlarını belirlemede emsal teşkil edebilir.

Meta şu ana kadar iddialara yanıt vermedi, ancak şirketin bu süreçte agresif bir savunma stratejisi izlemesi bekleniyor.


Öne çıkan görsel: Mariia Shalabaieva/Unsplash