Türkiye uzay yarışında tarihi bir sıçrama yapmaya hazırlanıyor. İki bin yirmi yedi yılına kadar yerli hibrit roket motoru ile Ay yüzeyine ulaşmayı hedefleyen ülke bu teknolojiyi derin uzayda kullanan ilk devlet olacak. Bakan Kacır bu dev hamlenin Ay yolculuğu ile sınırlı kalmayacağını uyduların yörünge transferini yapabilen araçlar geliştirerek geleceğin pazarına yön vereceklerini duyurdu.
Bu vizyon NASA önderliğinde yürütülen devasa Artemis programı ile aynı döneme denk gelerek rekabeti iyice kızıştırıyor. Artemis görevleri Ay üzerinde kalıcı insanlı üsler hedeflerken Türkiye yenilikçi hibrit motor hamlesiyle oyunun kurallarını tamamen değiştiriyor.
Uzaya bağımsız erişim sağlamak amacıyla atılan diğer dev adım sınırların ötesinde gerçekleşiyor. Ekvator çizgisine yakınlığı sayesinde fırlatmalarda maksimum verim ve büyük maliyet avantajı sunan Somali topraklarında stratejik bir uzay limanı kuruluyor.
Fizibilite aşamaları tamamen biten proje artık resmen inşaat aşamasına geçti. Bu altyapı tamamlandığında Türkiye kendi uydularını kendi roketleriyle uzaya fırlatan sayılı devletler arasına girecek. Roketsan öncülüğünde sürdürülen bu dev projeler sadece ulusal bağımsızlığı sağlamakla kalmıyor aynı zamanda küresel çapta her geçen gün artan ticari fırlatma taleplerine de doğrudan yanıt verecek devasa bir kapasite yaratıyor.
Projenin öne çıkan stratejik adımları
| Stratejik hedef | Detaylar ve vizyon |
|---|---|
| Ay misyonu | İki bin yirmi yedi yılında yerli hibrit motorla Ay yüzeyine doğrudan ulaşmak |
| Uzay limanı | Somali sınırları içinde ekvator avantajlı bağımsız fırlatma tesisi kurmak |
| Küresel rekabet | NASA Artemis programı ile eş zamanlı olarak uzay ekonomisinde büyük pay sahibi olmak |
| Ticari vizyon | Uluslararası uyduların yörünge transferi ve fırlatma hizmetlerini bizzat üstlenmek |




