Türkiye AI ekosisteminde ROI ve rekabet sınavı
Yapay Zeka

Türkiye AI ekosisteminde ROI ve rekabet sınavı

Türkiye AI girişim sayısı son senelerde 10 katın üzerinde artarak 400’ü aştı. Adaptasyon konusunda önde giden şirketlerimiz ürünleşmede geri kalıyor. Ayrıca yatırım geri dönüşünün belirsizliği, ekosistemin bir üst lige çıkabilmesini geciktiriyor.

Türk AI ekosistemi iki paralel trendin kesişiminde konumlanıyor. Üretken yapay zeka patlaması ve geleneksel optimizasyon çözümlerinin arasına baktığımızda, TRAI verilerine göre bilgisayarlı görü 89 girişimle en büyük kategori olmaya devam ediyor, ayrıca üretken AI da 68 girişimle hızla yükseliyor. Türkiye’nin ekosistem değerlemesi 2-4 milyar dolar arasında tahmin edilirken, yatırım verileri de bu momentumu doğruluyor.

2024 yılında Türk yapay zeka girişimleri toplam 715,8 milyon dolar fon topladı. Bu, sektör için tarihi bir zirve anlamına geliyor. Mayıs 2025 itibarıyla yerel AI firmalarının toplam 20 milyon dolarlık öz sermaye finansmanı sağladığı görülüyor, bu da 2024’ün aynı dönemindeki 1,5 milyon dolara kıyasla yüzde 1233’lük ciddi bir artış anlamına geliyor. Yine geçen yılın ilk çeyreğinde yapay zeka, 9 büyük fonlama işlemiyle ikinci en aktif dikey olurken, yapay zeka ilişkili girişimler, 2025’in ilk üç çeyreğinde ülkemizdeki tüm girişim işlem hacminin yüzde 17,7’sini oluşturmayı başardı.

Ürünleşme ve değer zinciri dönüşümü

Türkiye’de birçok konuda benzer bir sıkıntı yaşıyoruz. Adaptasyon hızlı, ürünleşme yavaş. Bu denklem Türk AI ekosisteminin de temel sorunu. Endeavor Turkey’in analizi, ölçekleme sürtünmesini tanımlıyor. Yetersiz kurumsal yönetişim ve düşük veri olgunluğu, Türk işletmelerinin yapay zekayı deneysel birimlerin ötesine ölçeklemesini engelleyen birincil darboğazlar, bunlar.

Yatırım dağılımı, küresel eşitsizliği de yansıtıyor. 252 milyar dolarlık küresel yapay zeka yatırımının yüzde 80’i ABD ve Çin’de yoğunlaşıyor. Ancak İstanbul, uygulama katmanı AI inovasyon merkezi olarak üst düzey konuma yükseliyor.

Bu konumlanma stratejik bir avantaj. Türkiye temel model yarışına giremiyor, çünkü bu daha çok ABD ve Çin’in alanı. Ancak uygulama katmanında ve niş pazarlarda rekabet edilebilir. Endeavor, Türkiye’nin yüksek kaliteli insan sermayesini küresel yapay zeka rekabetçiliği için stratejik varlık olarak tanımlıyor.

KPMG verileri de sektörel odağı netleştiriyor. Fintech, 2025’in üçüncü çeyreğinde 94,9 milyon dolarla Türkiye’nin 1 numaralı yatırım dikeyine yükseldi. Buradaki yapay zeka yoğun entegrasyonlar sayesinde, oyunları ve SaaS’ı geride bıraktı.

Türk yöneticilerin yüzde 94’ü operasyonel verimliliği birincil AI yatırım getirisi göstergesi olarak önceliklendirirken, yalnızca %39’u anlık kârlılığa odaklanıyor. Bu, uzun vadeli değer yaratma stratejisine işaret ediyor, ancak kısa vadede de bir yatırım geri dönüşü belirsizliği yaratıyor.

Yapay zekada bugünkü eşik

2017’den 2025’e—Türk AI ekosistemi 8 yılda önemli bir evrim geçirdi. Bu sürede toplam girişim sayısı 24’ten 411’e büyüyerek 17 kat arttı. Ekosistem değerlemesi 4 milyar doları aştı.  Yıllım yatırım miktarı 715,8 milyon doları buldu.

Yüzde 23,2 CAGR ile Türkiye AI pazarının 2032’ye kadar 2,55 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Üretken AI pazarının ise Türkiye’de 2023’te ölçülen 86,2 milyon dolardan 2033 yılına kadar 546,3 milyon dolara genişleyeceği düşünülüyor.

Yapay zeka entegrasyonunun Türkiye GSYİH’sine yıllık yüzde 0,8ila 1,5 ek katkı sağlaması öngörülüyor. Bu da 11 ila 21 milyar dolara denk geliyor.

Kamu sektörü potansiyeli de büyük. Stratejik AI konuşlandırması yıllık 4-5 milyar dolar tasarruf hedefi taşıyor.

Gelişmelere bakarsak; TÜBİTAK BiGG Fonu 2024’te 27 farklı, hedefli AI yatırımı gerçekleştirerek tohum aşaması katalizörü rolü üstlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Haziran 2025’te yerel model entegrasyonunu hızlandırmak için Türk LLM Sektörel Adaptasyon projesini başlattı.

Türkiye’de Agentic AI hazırlığı

TRAI, yapay zeka ajanlarını kurumsal kilometre taşı olarak tanımlıyor ve Türkiye’de 36 ay içinde bu alanda yaygınlaşma bekleniyor.

Bu geçiş kritik. Ekosistem liderleri, SaaS’tan Agentic AI’ya geçişi yerel girişimlerin küresel pazar penetrasyonu için hayatta kalma stratejisi olarak tanımlıyor.

Ancak zorluklar yok değil. Bunların başında yetenek sıkıntısı geliyor.

Yüzlerce yapay zeka girişimine ev sahipliği yapan Türkiye, ciddi kıdemli AI mühendisi kıtlığıyla karşı karşıya. En iyi yetenekler sıklıkla küresel uzaktan rollere kaybediliyor. Ulusal strateji 2025 sonuna kadar lisansüstü AI uzmanı sayısını 10 bine çıkarmayı hedefliyordu.

Bunun karşısında donanım bağımlılığı var. Yerel risk sermayedarları, yüksek maliyetli yabancı API bağımlılığını azaltmak için yerli Egemen AI hesaplama altyapısı inşasını önceliklendiriyor.

Fal.ai bile altyapısını on binlerce NVIDIA Blackwell GPU’ya geçiriyor, çünkü yerli GPU üretimi yok. Üretilse bile bunun benzer eşiğe ulaşması büyük zaman alır.

Türk yöneticilerin yüzde 87’si AI bütçelerini operasyon ve müşteri deneyimine ayırırken, ABD muadilleri yüzde 67 ile siber güvenlik ve yüzde 52 ile risk uyumluluğuna adıyor.

Bu fark, Agentic AI’nın güvenlik gereksinimlerini karşılama konusunda gelecekte zorluk yaratabilir.


Bu yazı Digital Report Dergisi’nin 22. sayısında yayınlanmıştır.

Dijital dergiden okumak için buraya tıklayın.