Türkiye’de iş yerlerinde çalışanların verimliliği üzerine yapılan araştırmalar, odaklanma süresinin ciddi bir şekilde azaldığını gösteriyor. Insightful’un Odak Zamanı Araştırması’na göre çalışanların %80’i bir saat bile tam odakla çalışamıyor. Bu durum, dijital iletişim kanallarının yoğunluğundan ve iş gününün parçalanan yapısından kaynaklandığı belirtiliyor.
Raporda, çalışanların iş günlerinin büyük bölümünün kesintilerle bölündüğü ve odaklanma süresinin sürekli yeniden başlatıldığı ifade ediliyor. Her kesinti sonrasında işe dönmenin daha fazla zihinsel efor gerektirdiği vurgulanıyor. Bu durumun sadece üretkenliği değil, aynı zamanda karar alma kalitesini ve işten alınan memnuniyeti de olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Microsoft’un Çalışma Trendleri Endeksi’ne göre ortalama bir çalışan mesai saatleri içinde her iki dakikada bir toplantı, e-posta ya da mesajla bölünüyor. Bu durum günde yaklaşık 275 ayrı kesinti anlamına geliyor. Toplantıların %60’ı plansız gerçekleşiyor ve mesai saatleri dışındaki mesajlaşma %15 oranında arttı. Akşam 20.00 sonrasında yapılan toplantılarda %16’lık bir artış dikkat çekiyor.
Gilda&Partners Consulting kurucu ortağı Jilda Bal, verimliliği artırmaya yönelik daha fazla toplantı ve yoğun iletişim stratejilerinin genellikle ters etki yarattığını ifade ediyor. Bal, odaklı çalışma destekleyen iş tasarımlarının ve net önceliklendirme yaklaşımlarının farkı oluşturduğunu belirtiyor. Derin düşünme ve odak gerektiren işler için ayrılan zamanın daralırken iş gününün uzadığını ancak iş kalitesinin aynı hızda artmadığını aktarıyor.
