Fintek sektörü, son yıllardaki hızlı büyüme döneminden sonra daha akıllı ve sürdürülebilir bir büyüme anlayışına yöneliyor. Yatırımcılar, kullanıcı sayısı yerine gelir modeli, regülasyon uyumu ve operasyonel ölçeklenebilirlik gibi faktörlere odaklanıyor.
MARO Kurucusu Lale Maro, yatırımcıların artık sadece büyüme değil, sürdürülebilirlik ve güven görmek istediğini belirtti. 2024’ün ikinci yarısında global fintek yatırımları yeniden ivme kazanırken, yapay zeka destekli çözümler, RegTech, InsurTech ve API-first platformlar yatırımcıların ilgisini çekiyor.
Türkiye’de yatırımcılar daha seçici davranıyor. Erken aşama yatırımlarda ürün-pazar uyumu, kullanıcı geri bildirimi, hukuki ve mali altyapı, finansal tabloların şeffaflığı ve API entegrasyonu gibi kriterler önem kazanıyor. Maro, yerli girişimlerin özellikle ödeme çözümleri ve mikrofinans alanlarında büyüme potansiyeli gösterdiğini ve Körfez ile Orta Asya pazarlarının yeni odak alanları haline geldiğini ifade etti.
Risk sermayesi firmaları, durum tespiti süreçlerine daha fazla önem veriyor. Kurumsallaşma sinyali veren, KPI bazlı raporlama yapabilen ve yetkin ekipleri olan girişimler yatırımcıların radarında üst sıralarda yer alıyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uyumu da yatırım kriterlerine dahil ediliyor.
TÜBİSAD’ın raporuna göre, Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü TL bazında yüzde 53 büyüyerek 1 trilyon 203,5 milyar TL’ye ulaştı. Dolar bazında ise sektör yüzde 11 artışla 36,7 milyar dolara çıktı. Dijital ödeme sistemleri yüzde 32 büyüme gösterdi. Sektör oyuncularının çoğu, önümüzdeki iki yıl içinde yapay zeka tabanlı ürün ve hizmetlere yatırım yapmayı planlıyor. Raporda ayrıca API ekonomisinin fintek girişimlerinin değerlemesinde etkili olduğu belirtiliyor.
Türkiye’nin BT harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 1,5 iken, AB’de bu oran yüzde 2,7, OECD’de ise yüzde 3,2 civarında bulunuyor. Kişi başına BT hizmet harcaması Türkiye’de yaklaşık 300 dolar, AB ortalaması ise 1.200 dolar seviyesinde. Maro, finansal teknoloji girişimleri için başarının ölçülebilir sonuçlar, güçlü ekip ve regülasyon uyumuyla kanıtlanması gerektiğini vurguladı.
Maro, 2025 ve sonrası dönemde yatırımcıları veri ve performans göstergeleriyle ikna etmenin önemine dikkat çekerek, başarılı girişimlerin sürdürülebilir büyüme için güçlü altyapı ve kurumsal disiplinle ilerlemesi gerektiğini belirtti.


