Daha önce İtalya, Tayvan, Avustralya ve ABD gibi ülkelerin yasakladığı veya kısıtladığı Çin merkezli yapay zeka uygulaması DeepSeek, Güney Kore’de de yasaklandı.
Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi (NIS), DeepSeek’in “aşırı derecede” kişisel veri topladığını ve bu verilerin Çin sunucularında depolandığını açıklayarak, uygulamanın ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu belirtti. Bu gelişmeyle birlikte DeepSeek’in, kullanıcı verilerinin işlenişi ve veri gizliliği politikaları nedeniyle dünya çapında dikkat çeken tartışmaların merkezinde olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
DeepSeek neden hedef tahtası haline geldi?
DeepSeek’in bu kadar büyük bir tepkiyle karşılaşmasının birkaç temel nedeni var:
1. Aşırı veri toplama ve işleme:
NIS, DeepSeek’in diğer yapay zeka uygulamalarından farklı olarak kullanıcıların sohbet kayıtlarını, klavye tuşlama desenlerini ve diğer davranış verilerini topladığını açıkladı. Bu verilerin, kimlik tespitine olanak sağlayacak şekilde işlenebileceği ve Çin’deki sunucularda depolanması nedeniyle Çin hükümeti tarafından erişilebilir olabileceği ifade edildi.
2. Ulusal ve kültürel hassasiyetler:
DeepSeek’in ulusal kimlik ve kültürel konulara dair verdiği yanıtlar Güney Kore’de büyük tartışma yarattı. Örneğin, kimchi’nin kökenine ilişkin olarak Korece sorulara “Kore’ye ait” yanıtını veren uygulamanın, aynı soruyu Çince sorduğunuzda “Çin’e ait” cevabını vermesi, kamuoyunda tepkiye neden oldu. Ayrıca, Çin’in hassas siyasi olaylarına dair sorularda kaçamak cevaplar verilmesi de eleştirildi.
3. Open-Source (Açık Kaynak) yapısının getirdiği tehlikeler:
DeepSeek’in açık kaynaklı olması, geliştiricilere ve araştırmacılara geniş özgürlükler sağlasa da, aynı zamanda güvenlik tehditlerini de beraberinde getiriyor. Açık kaynaklı bir sistem olarak DeepSeek’in kodlarına kolayca erişilebilmesi, kötü niyetli aktörlerin uygulamayı manipüle etmesine veya kullanıcı verilerini tehlikeye atacak güvenlik açıkları yaratmasına olanak tanıyabilir.
DeepSeek’in güvenlik sorunu gerçek mi?
DeepSeek’in açık kaynaklı yapısı, kapalı kaynaklı modellerin aksine daha şeffaf bir çalışma mekanizması sunsa da, bu şeffaflık güvenlik açıklarına zemin hazırlayabiliyor. Ayrıca, Çin yasalarına göre şirketlerin, topladıkları verileri hükümete sunma yükümlülüğü bulunuyor. Bu durum, DeepSeek’in topladığı kişisel verilerin kötüye kullanılabileceği endişesini artırıyor.
NIS’in raporuna göre, DeepSeek’in sohbet kayıtları, kullanıcı davranış verileri ve klavye giriş desenlerini toplaması, bu verilerin yalnızca yapay zeka modelini eğitmek için değil, daha geniş analiz ve ticari amaçlarla kullanılabileceğini gösteriyor. Özellikle bu verilerin Çin’de depolanması, diğer ülkelerin ulusal güvenliği açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.
DeepSeek’i yasaklayan diğer ülkeler
- İtalya: Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği’ni (GDPR) ihlal ettiği gerekçesiyle DeepSeek, İtalya’da yasaklandı.
- Tayvan: Çin hükümetiyle bağlantısı ve veri gizliliği endişeleri nedeniyle Tayvan, kamu kurumlarında uygulamanın kullanımını yasakladı.
- Avustralya: Ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle, Avustralya devlet kurumlarında DeepSeek’in kullanılmasını yasakladı.
- ABD: Çin hükümetine veri aktarılabileceği endişesiyle federal hükümet cihazlarında DeepSeek’in kullanımı kısıtlandı.
Bu durum, yapay zekanın hızla büyüyen etkisiyle beraber, kullanıcı gizliliği ve güvenlik dengesinin yeniden tartışılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Öne çıkan görsel: Solen Feyissa/Unsplash




