Avrupa Turkiye ruzgar enerjisi sıralaması
Pro

Türkiye, rüzgar enerjisinde Avrupa’da altıncı sırada!

Türkiye, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği WindEurope tarafından yayımlanan rapora göre, Türkiye 2024 yılında rüzgar enerjisi kurulu kapasitesi açısından Avrupa’da altıncı sıraya yerleşti.

Bu başarı, Türkiye’nin karasal rüzgar enerjisine yaptığı yatırımlarla mümkün oldu. Deniz üstü rüzgar enerjisi alanında henüz adım atılmamış olsa da, ülkenin büyük bir potansiyele sahip olduğu vurgulanıyor.

Avrupa’daki rüzgar enerjisi liderleri

WindEurope’un raporuna göre, 2024 yılı itibarıyla Avrupa’nın en büyük rüzgar enerjisi kurulu gücüne sahip ülkeleri şu şekilde sıralanıyor:

  1. Almanya – 72,7 GW
  2. Birleşik Krallık – 31,6 GW
  3. İspanya – 31,2 GW
  4. Fransa – 24,4 GW
  5. İsveç – 17,2 GW
  6. Türkiye – 13,8 GW

Türkiye’yi sırasıyla İtalya (12,9 GW), Hollanda (11,7 GW) ve Polonya (10,2 GW) takip ediyor.

Yeni rüzgar kapasitesinde Türkiye üçüncü sırada

Türkiye, yalnızca mevcut kapasitesiyle değil, yeni eklenen rüzgar enerjisi yatırımlarıyla da Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında. 2024 yılında kara tabanlı rüzgar enerjisinde en fazla kapasite ekleyen ülkeler şu şekilde sıralandı:

  • Almanya – 3.3 GW
  • Finlandiya – 1.4 GW
  • Türkiye – 1.3 GW
  • İspanya – 1.2 GW
  • Fransa – 1.1 GW
  • İsveç – 1 GW

Bu veriler, Türkiye’nin rüzgar enerjisinde güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını ve gelecekte de bu alanda lider ülkelerden biri olabileceğini gösteriyor.

Hedef 2035’e kadar 29,6 GW kapasite

Türkiye, 2035 yılına kadar rüzgar enerjisinde büyük bir büyüme hedefliyor. Ulusal Enerji Planı’na göre:

  • 24,6 GW kara üstü rüzgar enerjisi
  • 5 GW deniz üstü rüzgar enerjisi

olmak üzere toplam 29,6 GW kapasiteye ulaşılması planlanıyor.

Deniz üstü rüzgar enerjisi alanında ise Türkiye’nin büyük bir potansiyeli var. Ember verilerine göre, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi potansiyeli 75 GW olarak tahmin ediliyor.

Türkiye, süper izin düzenlemeleriyle rüzgar ve güneş enerjisi projelerinin ihale ve onay süreçlerini 3-6 aya kadar düşürmeyi hedefliyor. Bu da yeni yatırımların önünü açarak enerji bağımsızlığını artırabilir.