Apple'dan İngiltere'de üçüncü taraf ödeme seçeneği
Teknoloji

Apple’dan İngiltere’de üçüncü taraf ödeme seçeneği

Apple, Birleşik Krallık’ta iPhone kullanıcılarına yönelik olarak App Store’daki üçüncü taraf ödeme seçenekleriyle ilgili yeni bir düzenlemeyi duyurdu. Bu değişiklik, Birleşik Krallık Rekabet ve Pazarlar Kurumu’nun (CMA) Apple’ın mobil tarayıcı motoru ve bulut oyun kısıtlamalarına ilişkin bulgularına yanıt olarak geldi.

Daha önce, CMA Piyasalar ve Teknoloji Kıdemli Direktörü David Stewart, Apple’ın mobil tarayıcı motoru kısıtlamalarının ve bulut oyun engellemelerinin rekabeti nasıl zedelediğini vurgulamıştı. Stewart, Apple’ın bu konulardaki davranışının, Birleşik Krallık’taki mobil ekosistemde iki milyardan fazla sterlin değerinde olumsuz bir etki yarattığını belirtmişti. Apple’ın iOS cihazlarında yalnızca kendi WebKit tarayıcı motoruna izin vermesi, diğer tarayıcıların performansını ve özelliklerini kısıtlayarak yeniliği engelliyor ve geliştiriciler için gereksiz maliyetler yaratıyordu. Ayrıca, bulut oyun hizmetlerine koyulan kısıtlamalar, tüketicilerin bu hizmetlere erişimini zorlaştırarak rekabeti ortadan kaldırıyordu. Bu bulgular neticesinde, CMA, Apple’ın davranışlarını değiştirmesi için bir dizi eylem önerisi sunmuştu.

Apple’ın duyurduğu yeni düzenleme, Birleşik Krallık’taki iPhone kullanıcılarının App Store dışında üçüncü taraf ödeme sağlayıcılarını kullanmasına olanak tanıyacak. Bu, geliştiricilerin uygulamaları içinde farklı ödeme sistemleri sunabileceği anlamına geliyor. Ancak bu, geliştiricilerin tamamen ücretsiz olacağı anlamına gelmiyor. Apple, bu ödemelerden yine de komisyon alacak. Duyurulan komisyon oranları, uygulama içindeki dijital ürün ve hizmetlerden elde edilen gelirler için %27 ve küçük işletme programı kapsamındaki geliştiriciler için %12 olarak belirlendi. Bu oranlar, Apple’ın mevcut standart %30 ve %15’lik komisyon oranlarından daha düşük. Şirket, bu komisyon oranlarının, fikri mülkiyet, teknoloji, dolandırıcılık tespiti ve App Store’un dağıtım hizmetleri gibi Apple’ın App Store aracılığıyla sunduğu değerleri yansıttığını belirtiyor. Ayrıca, geliştiricilerin bu yeni ödeme sistemlerini kullanabilmesi için Apple’dan yetki almaları gerekecek ve güvenlik ve gizlilik standartlarına uymaları zorunlu olacak.

Apple, bu yeni ödeme seçeneğini seçen geliştiricilerin, kullanıcılara ödeme sisteminin App Store tarafından desteklenmediğini belirten bir bilgilendirme ekranı göstermesini de zorunlu kılıyor. Bu ekran, kullanıcılara ödeme bilgilerinin Apple ile paylaşılmayacağını ve iadeler, satın alma geçmişi veya abonelik yönetimi gibi konularda doğrudan geliştiriciyle iletişime geçmeleri gerektiğini bildirecek. Bu adım, Apple’ın, kendi ödeme sisteminin sunduğu güvenlik ve gizlilik avantajlarını vurgularken, üçüncü taraf ödeme sistemlerinin potansiyel risklerine dikkat çekme çabası olarak yorumlanabilir.

CMA’nın Apple’ın mobil ekosistemdeki davranışlarına ilişkin yürüttüğü araştırma, Birleşik Krallık hükümetinin Dijital Pazarlar, Rekabet ve Tüketici Yasası (DMCC) kapsamında Dijital Pazarlar Birimi’ne (DMU) yeni yetkiler vermeyi planladığı bir döneme denk geliyor. DMCC yasası, rekabete aykırı davranışları ele almak ve dijital pazarlarda daha adil bir ortam sağlamak amacıyla büyük teknoloji şirketlerini düzenlemeyi hedefliyor. Bu yasa, DMU’ya, belirli firmaları “stratejik piyasa durumu”na sahip olarak belirleme ve bu firmalara özel davranış kuralları uygulama yetkisi verecek. Bu kurallar, şirketlerin pazardaki konumlarını kötüye kullanmalarını engellemeyi ve yeniliği teşvik etmeyi amaçlıyor. Apple’ın bu yeni ödeme düzenlemesi, DMCC yasasının getirebileceği potansiyel düzenlemelerin bir önizlemesi olarak görülebilir ve şirketin yasal baskılara uyum sağlama çabalarını yansıtabilir.

Bu gelişmeler, hem Apple’ın iş modeli hem de uygulama geliştiricileri için önemli sonuçlar doğurabilir. Geliştiriciler, daha düşük komisyon oranları sayesinde daha fazla gelir elde etme potansiyeline sahipken, Apple, kendi platformunun kontrolünü tamamen kaybetmeden yasal gerekliliklere uyum sağlamaya çalışıyor. Kullanıcılar açısından ise, daha fazla ödeme seçeneği ve potansiyel olarak daha düşük uygulama içi fiyatlar gibi avantajlar ortaya çıkabilir. Bu düzenleme, Birleşik Krallık’taki dijital pazarlarda rekabeti artırmaya yönelik daha geniş bir çabanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.