Avrupa Parlamentosu’ndan 32 milletvekili, TikTok’un siyasi içerikleri sistematik olarak engellediği iddiaları üzerine Avrupa Komisyonu’nu göreve çağırdı. Yeşiller, Sol ve Sosyalistler & Demokratlar gruplarına mensup vekiller, platformun ifade özgürlüğü ve sivil tartışma ortamı üzerinde sistematik bir risk oluşturup oluşturmadığının Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında incelenmesini istiyor.
Talebin merkezinde, uygulamanın Amerika Birleşik Devletleri merkezli yeni ortaklık yapısına geçişinin ardından başlayan içerik kısıtlama şikayetleri yer alıyor.
Yeni mülkiyet yapısı siyasi denetim endişelerini tetikliyor
TikTok’un ABD operasyonlarının kontrolü, 22 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşen anlaşmayla Oracle, Silver Lake ve MGX konsorsiyumuna geçti. Bu yapısal değişikliğin hemen ardından kullanıcılar, Jeffrey Epstein dosyaları, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) baskınları ve Minnesota’daki protestolarla ilgili içeriklerin görünürlüğünde keskin bir düşüş yaşandığını bildirdi.
California Valisi Gavin Newsom da platformun Donald Trump karşıtı paylaşımları sansürleyerek eyalet yasalarını ihlal edip etmediğine dair ayrı bir inceleme başlattığını duyurdu.
“Dijital platformların mülkiyet değişimleri, demokratik değerlerin ve ifade hürriyetinin korunması noktasında şeffaflık testinden geçmek zorundadır.”
Teknik arızalar siyasi sansür iddialarının gölgesinde kalıyor
TikTok yönetimi, yaşanan aksaklıkları yeni mülkiyet politikalarına değil, Oracle veri merkezindeki hava koşullarına bağlı bir güç kesintisine dayandırıyor. Şirket sözcüleri, kış fırtınası nedeniyle yaşanan sistem çökmesinin rastgele teknik hatalara yol açtığını ve belirli anahtar kelimelerin kasıtlı olarak engellenmediğini savunuyor. Ancak Berlin ve Brüksel’deki parlamenterlerin kendi paylaşımlarında da benzer “hatalarla” karşılaşması, teknik açıklamanın ikna ediciliğini zayıflatıyor.
Akademik veriler sistematik müdahale konusunda net bir kanıt sunmuyor
Sekiz farklı akademisyen tarafından hazırlanan ve 100 binden fazla videoyu kapsayan bir analiz, içerik erişimindeki düşüşün sadece siyasi konularla sınırlı olmadığını ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, veri merkezi arızası sırasında yemek tariflerinden eğlence içeriklerine kadar tüm kategorilerde izlenme oranları sıfıra yaklaştı.
Uzmanlar, genel trendlerde sistematik bir sansür izine rastlanmasa da, algoritmaların “gölge yasaklama” (shadowban) gibi yöntemlerle mikro düzeyde müdahale edip etmediğini doğrulamanın mevcut veri erişim kısıtlamaları nedeniyle imkansız olduğunu vurguluyor.
Avrupa Komisyonu algoritmik şeffaflık için baskıyı artırıyor
Avrupa Komisyonu’nun yürüteceği olası soruşturma, TikTok’un algoritma kararlarını bağımsız denetçilere açmasını zorunlu kılabilir. Mevcut DSA düzenlemeleri, çok büyük çevrimiçi platformların toplumsal riskleri yönetme ve araştırmacılara veri sağlama yükümlülüğünü kapsıyor.
Eğer platformun içerik moderasyon süreçlerinde siyasi bir yanlılık tespit edilirse, şirket küresel cirosunun yüzde 6’sına kadar ulaşabilecek ağır para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.




