Hyperiser tarafından yayınlanan “Hyperiser Yıllık Rapor 2025”, dijital pazarlama dünyasının nabzını tutan devasa bir veri setini gün yüzüne çıkardı.
Yapay zeka ile insan sezgisini birleştiren bir metodolojiyle hazırlanan rapor; 100 binden fazla influencer profilinin taranması ve 30 milyondan fazla içeriğin analiz edilmesiyle oluşturulan Hyperiser Evreni verilerine dayanıyor.
Platformların DNA’sı ayrışıyor
2025 yılı verileri, platformların markalı içerik karnesinde keskin farklar olduğunu gösteriyor. Instagram, yıl boyunca üretilen 982 bin markalı içeriğin %93’üne ev sahipliği yaparak pazarın ana akım mecrası olma özelliğini koruyor. Ancak bu devasa hacim, etkileşim verimliliğine aynı oranda yansımıyor; Instagram’da ortalama etkileşim oranı %1,38’de kalırken, içerik payı sadece %2 olan TikTok, %3,72’lik etkileşim oranıyla performans odaklı kampanyalar için yüksek bir potansiyel sunuyor. YouTube tarafında ise işler daha “editoryal” ilerliyor; içeriklerin %78’i basın ve yayın markalarına ait olup, platform daha çok uzun vadeli algı inşası ve güven temelli entegrasyonlar için tercih ediliyor.

Finans ve medya devleri YouTube’u domine ediyor
Raporun sektörel bazlı analizleri, markaların platform kullanım alışkanlıklarını da şeffaflaştırıyor:
- Instagram’ın liderleri: .com sektörü %44 pay ile mecrayı domine ederken; Trendyol, Hepsiburada ve Trendyolmilla pazarın görünürlüğünü elinde tutan ana oyuncular olarak öne çıkıyor. .com markaları influencer başına ortalama 63 içerik üreterek platformu “her an aktif” bir kanal olarak kullanıyor.
- TikTok ve FMCG dinamiği: TikTok’ta içerik hacmi FMCG (%25) ve .com (%18) etrafında yoğunlaşıyor. Nyx, Maybelline, MAC ve Sephora gibi markalar, yüksek influencer çeşitliliğiyle platformun trend üretim gücünden besleniyor.
- YouTube ve teknoloji: Finans sektörü etkileşimde liderliği alırken; Temu, Xiaomi ve Samsung gibi teknoloji devleri ürün anlatımı ve karar destek süreçleri için platformu aktif kullanıyor.
Mid-influencer’lar istikrarın adresi
Influencer segmentleri bazında bakıldığında, Instagram’da mid-influencer segmentinin (%39) hacim ve etkileşim arasında en sürdürülebilir dengeyi kurduğu görülüyor. TikTok’ta ise başarının takipçi sayısından çok içerik gücüyle şekillendiği, özellikle Micro-influencer’ların %5,08’lik etkileşim oranıyla bu durumu kanıtladığı belirtiliyor. Ticari şeffaflık konusunda ise platformlar arasında farklılıklar mevcut; TikTok’ta #işbirliği etiketinin kullanımı %72’ye ulaşarak en net tanımlanan platform olurken, bu oran Instagram’da %53, YouTube’da %55 seviyesinde seyrediyor.
Story hacim şampiyonu olsa da Reels etkileşimde fark atıyor
Instagram’da markalı içeriklerin %85’i düşük maliyetli Story formatında olsa da, Reels %1,77 ile en yüksek ortalama etkileşim oranına sahip format olarak ayrışıyor. TikTok’ta içeriklerin neredeyse tamamı video (%97) olsa da, düşük hacimli fotoğraf ve carousel içeriklerin %4,28 ile şaşırtıcı bir etkileşim oranına ulaştığı görülüyor. Zamanlama açısından ise Instagram’da Ekim ve Kasım ayları zirve yaparken, TikTok ve YouTube’un yılın son çeyreğinde, özellikle Aralık ayında belirgin bir içerik artışı yaşadığı raporlanıyor.

Psikografik dönüşüm
Rapor, 2026 yılına dair projeksiyonlarında psikografik filtreleme döneminin başladığını vurguluyor. Artık influencer seçiminde sadece takipçi yaşı veya lokasyonu gibi demografik veriler değil; değerler, motivasyonlar ve kitleyle kurulan duygusal bağlar belirleyici olacak. Yapay zeka destekli üretimin standart hale gelmesiyle içerik kalitesinin demokratikleşeceği, bilgi ile eğlenceyi harmanlayan Infotainer profillerinin ise markalar için en yüksek etkili temas noktalarına dönüşeceği öngörülüyor.
Raporun tamamına Hyperiser’ın resmî web sitesi olan hyperiser.com üzerinden erişebilirsiniz.




