IBM CEO'su Arvind Krishna Yapay zeka balonu yok, aksine daha yolun başındayız
Yapay Zeka

IBM CEO’su Arvind Krishna: “Yapay zeka balonu yok, aksine daha yolun başındayız”

IBM, yapay zeka konusuna belki de sektörün geri kalanından çok daha erken, hatta kimilerine göre “fazla erken” girdi. Şirketin ünlü yapay zeka süper bilgisayarı Watson’ın 2011’de Jeopardy! yarışmasını kazanması, yapay zekanın neler yapabileceğine dair dünyayı uyandırmıştı. Ancak o günden bugüne, IBM sessiz kaldı ve sahne, üretken yapay zeka (generative AI) devrimiyle başkalarına geçti.

Peki, IBM bu treni kaçırdı mı?

The Verge‘den Nilay Patel’e konuşan IBM CEO’su Arvind Krishna’ya göre cevap hayır. Krishna, aksine yapay zeka konusunda bir “balon” olmadığını ve IBM’in Watsonx ve kuantum bilişim gibi büyük bahislerinin meyvelerini vermeye başlayacağını savunuyor.

“Watson ile doğru teknolojiyi, yanlış yolla sunduk”

Krishna, röportajda oldukça samimi itiraflarda bulunuyor. Watson’ın erken dönemde sağlık sektörü gibi zorlu bir alana bu kadar agresif bir şekilde itilmesinin “uygunsuz” olduğunu kabul ediyor. “Teknoloji doğruydu ama pazara sunuş yaklaşımımız yanlıştı,” diyen Krishna, o dönemde yapay zekayı monolitik (tek parça) bir yapı olarak sunduklarını, oysa dünyanın bugün olduğu gibi “yapı taşları” halinde, modüler sistemler istediğini belirtiyor.

Bugün ise Watsonx markasıyla, şirketlerin kendi verilerini kullanarak yapay zeka modellerini güvenli bir şekilde eğitmelerine ve dağıtmalarına olanak tanıyan bir altyapı sunuyorlar.

Yapay zeka bir balon mu?

Sektördeki “yapay zeka balonu” tartışmalarına da değinen Krishna, net bir şekilde “Hayır” diyor. Mevcut yatırımların bazılarının geri dönüşünün olmayacağını ve bazı şirketlerin batacağını kabul etse de, bunu kapitalizmin doğal bir süreci olarak görüyor.

Krishna, durumu 2000’lerin başındaki fiber optik patlamasına benzetiyor. O dönemde de birçok şirket battı, ancak döşenen fiber kablolar (altyapı) kaldı ve bugün kullandığımız internet ekonomisinin temelini oluşturdu. Benzer şekilde, bugün inşa edilen devasa veri merkezleri ve enerji santralleri de geleceğin teknolojilerine hizmet edecek.

Kuantum bilişim geleceğin büyük bahsi

IBM’in en büyük ve en uzun vadeli bahsi ise kuantum bilişim. Krishna, kuantum bilgisayarların klasik bilgisayarların yerini almayacağını, onlara “ekleneceğini” (add-on) ve bugün çözülmesi imkansız olan problemleri çözeceğini belirtiyor.

Şirket, kuantum teknolojisinin “fayda ölçeğine” (utility-scale) ulaşması için 3 ila 5 yıllık bir takvim öngörüyor. Krishna, “Önümüzdeki iki veya üç yıl içinde şaşırtıcı sonuçlar göreceksiniz,” diyerek bu alandaki iddiasını koruyor.

İşgücü ve üretkenlik

Yapay zekanın işleri elden alacağı korkusuna da değinen Krishna, önümüzdeki yıllarda işgücünde %10’a varan bir yer değiştirme olabileceğini öngörüyor. Ancak IBM’in kendi içinde yaptığı bir deneyden örnek vererek, yapay zeka kodlama araçlarını kullanan 6.000 kişilik bir ekibin verimliliğinin %45 arttığını belirtiyor.

“Daha az insanla çalışmak yerine, daha üretken insanlarla daha çok ürün yapıp pazar payımızı artırmak istiyoruz,” diyerek işe alımlara devam edeceklerinin sinyalini veriyor.