Karmasis siber güvenlikte 7545 Sayılı Kanun sonrası yeni dönemi analiz ediyor
Basın bülteni

Karmasis siber güvenlikte 7545 Sayılı Kanun sonrası yeni dönemi analiz ediyor

Türkiye genelinde 19 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu, siber savunmayı teknik bir birim meselesi olmaktan çıkarıp doğrudan kurumsal yönetim stratejisinin merkezine yerleştirdi.

2026 yılı itibarıyla yasal uyum süreçlerinin denetim aşamasına geçilmesiyle birlikte, Karmasis uzmanları kurumların sadece yazılım yatırımıyla değil, bütünsel bir yönetim refleksiyle hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Mordor Intelligence verilerine göre Türkiye siber güvenlik pazarındaki büyüme hızı, regülasyonların yarattığı zorunlulukla son iki yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda.

Karmasis uyum sürecini operasyonel bir zorunluluk olarak tanımlıyor

Yeni yasal çerçeve, kamu ve özel sektördeki çok sayıda aktörü merkezi bir koordinasyon yapısına dahil ederek ulusal çıkarların korunmasını hedefliyor. Karmasis strateji ekiplerine göre, 2026 yılında siber güvenlik artık bir tercih olmaktan çıkarak iş sürekliliğinin temel taşı haline geldi. Kurumların denetime hazır, şeffaf ve sürdürülebilir güvenlik yaklaşımları benimsemesi istenirken; sürekli izleme ve erişim hareketlerinin anlık takibi yasal bir mecburiyet olarak karşımıza çıkıyor.

“Siber güvenlik artık kurumsal yönetim ve risk planlama stratejilerinin ayrılmaz bir parçasıdır.”

Cengiz Gürer 2026 yılının siber dayanıklılık sınavı olacağını belirtiyor

Karmasis Strateji ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Gürer, yeni kanunun Türkiye’deki güvenlik algısını kökten değiştirdiğini ifade ediyor. Gürer’e göre 2026, kurumların siber dayanıklılıklarını ölçülebilir ve raporlanabilir şekilde ortaya koymak zorunda kalacağı bir yıl olacak. Uyum sürecinin teknik bir yeterlilik testinden ziyade kurumsal bir hazırlık seviyesi ölçümü olduğunu hatırlatan Gürer, siber güvenliğin artık yönetim kurullarının doğrudan takip etmesi gereken stratejik bir risk başlığı haline geldiğinin altını çiziyor.

Karmasis, kurumların 2026 yılındaki yeni denetim iklimine uyum sağlayabilmeleri için kapsamlı bir yol haritası öneriyor. Bu haritaya göre, teknoloji yatırımlarının insan kaynağı ve süreç yönetimiyle desteklenmediği modellerde beklenen etkinin yaratılamayacağı öngörülüyor. Özellikle siber olayların sadece veri kaybı değil, aynı zamanda operasyonel duruş ve itibar kaybı anlamına geldiği bu dönemde, iş sürekliliği senaryolarının siber güvenlik planlarıyla entegre edilmesi kritik bir önem taşıyor.

Stratejik izleme ve erken uyarı mekanizmaları öncelik kazanıyor

2026 siber güvenlik gündeminde olay sonrası müdahale yerine, riskleri gerçekleşmeden önce fark eden izleme kabiliyetleri ön plana çıkıyor.

Karmasis, süreçlerin ve müdahale rollerinin sadece kağıt üzerinde tanımlı kalmamasını, bu yapıların düzenli olarak test edilip raporlanabilir hale getirilmesini öneriyor. Güçlü bir altyapının ancak net sorumluluk tanımları ve doğru yetkinliklerle birleştiğinde yasal uyumu tam anlamıyla karşılayabileceği belirtiliyor.