Türkiye’de yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, kurumların siber güvenlik yaklaşımlarında önemli değişikliklere yol açıyor. Özellikle Veritabanı Hareket İzleme (DAM) ve Güvenlik Bilgi ve Olay Yönetimi (SIEM) çözümleri, yasal uyum ve veri güvenliği açısından kritik hale gelmiş durumda.
DAM sistemleri, veritabanlarına yönelik erişimleri gerçek zamanlı olarak izleyerek “kim, ne zaman, hangi veriye erişti?” sorularını yanıtlıyor. Bu sayede şüpheli hareketler anında tespit edilip güvenlik açıkları engellenebiliyor. SIEM çözümleri ise kurum içindeki dijital aktiviteleri merkezileştirerek analiz ediyor ve olası tehditlere karşı bütüncül bir savunma sağlıyor.
Tehditler artıyor
ThreatMon’un 2025 Ulusal Siber Tehdit Raporu’na göre Türkiye’de karanlık web üzerinden kişisel ve kurumsal verilerin satışında ciddi artış yaşanıyor. Aynı zamanda gelişmiş sürekli tehdit (APT) saldırıları da yükselişte. Araştırmalara göre siber saldırıların %94’ü doğrudan veriyi hedef alıyor. Bu veriler, kurumların güvenlik yatırımlarını ertelememesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Karmasis’ten değerlendirme
Türkiye’nin öncü siber güvenlik firmalarından Karmasis, tamamen yerli kaynaklarla geliştirdiği sertifikalı DAM ve SIEM çözümleriyle kurumların hem yasal uyum süreçlerini hem de uzun vadeli güvenlik ihtiyaçlarını destekliyor.
Karmasis Strateji ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Gürer, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Artan regülasyonlar ve karmaşık tehdit ortamı, kurumları yerli ve güçlü çözümlere yöneltiyor. Yerli siber güvenlik ürünlerinin tercih edilmesi, sadece uyum sürecini kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda veri üzerinde tam kontrol, dışa bağımlılığın azalması ve ulusal güvenlik stratejilerine katkı anlamına geliyor.”

Dijital geleceğe yatırım
Karmasis’in geliştirdiği çözümler, kurumların mevzuata uyumunu hızla tamamlamasına yardımcı olurken; sürdürülebilir, güvenilir ve dışa bağımlı olmayan bir siber güvenlik altyapısı kurulmasını da mümkün kılıyor.
Uzmanlara göre, Türkiye’nin dijital geleceği açısından bu yatırımlar artık ertelenemeyecek kadar kritik. Kurumlar için siber güvenlik yalnızca bir yasal zorunluluk değil; güvenli, dirençli ve rekabet gücü yüksek bir dijital ekosistemin temel unsuru olarak öne çıkıyor.


