Yapay zeka destekli etkileşimli arama motoru Perplexity, Google Play Store’da Android uygulamasıyla mobil cihazlara taşınıyor. Perplexity’nin uygulaması, dijital bir İsviçre çakısı gibi kendini tanıtıyor; rezervasyon yapmaktan telefonunuzun kamerasıyla nesneleri tanımaya kadar birçok görevi yönetebiliyor. En iyi yanı ise uygulamanın ücretsiz olması ve 15 dilde hizmet verebilmesi.
Perplexity’nin kendi arama motorunu kullanan asistan, gerçek zamanlı web bilgilerine erişebiliyor. Bu sayede sadece önceden programlanmış cevapları tekrarlamakla kalmıyor, aynı zamanda daha zeki ve çok yönlü hale geliyor. Uygulama, tüm bu yetenekleri yönetmek için birden fazla görevin bağlamını koruyabiliyor. Örneğin, sizin için çift rezervasyon yapmıyor ve tercihlerinizi hatırlıyor.
Perplexity CEO’su Aravind Srinivas, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“Uber rezervasyonu yapmak, restoran masası bulmak, eski bir YouTube videosunu oynatmak, şarkı dinlemek, yol tarifi almak ve Shakespeare’yi çevirmek gibi birçok şeyi sadece bir sesli komut veya basit bir hareketle yapabilirsiniz. En güzel yanı, tüm bunların bağlam içinde kalması. Örneğin, bir sorunuz hakkında bir sohbet başlatabilir ve ardından bununla ilgili bir aksiyon almak için devam edebilirsiniz, örneğin bir basketbol maçından önce bir uyarı almak gibi.”
Örneğin, Perplexity’yi akşam yemeği planlarınızda yardım etmesi için kullanmak istiyorsunuz. Yapay zeka sizin için restoran arayacak, yorumları kontrol edecek, yemek önerilerinde bulunacak ve OpenTable üzerinden masanızı rezerve edecek. Hem de tek bir sohbet içinde. Srinivas, restoran rezervasyonu özelliğinin “her zaman sorunsuz çalışmadığını” kabul etti ancak bunun yakında düzeltileceğini belirtti.
Perplexity’nin genişleme stratejisi
Perplexity, Sonar adında bir API sunarak işletmelerin kendi uygulamalarında Perplexity’nin arama teknolojisini entegre etmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, profesyonel sosyal medya platformu Read.cv’yi satın alarak kendi ekosistemini inşa etme yolunda ilerliyor. Perplexity’nin hedefi, yalnızca sorularınıza cevap veren bir asistan olmakla kalmayıp, günlük iş akışınızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmek.
Ancak, Perplexity’nin bu vizyonu gerçeğe dönüştürüp dönüştüremeyeceği henüz belli değil. ChatGPT, Google Gemini ve Apple’ın Siri’ye yaptığı son geliştirmeler gibi güçlü rakiplerle dolu bir pazarda yer alabilmek için oldukça yaratıcı olması gerekiyor. Yine de, Perplexity’nin çok modlu yetenekleri ve uygulama entegrasyonları ile istikrarlı bir performans sergilemesi durumunda, bu rakiplerin en azından bir kısmını geride bırakma şansı bulunuyor.
İnsanlar yeniliklere açık olsa da, hayal kırıklığına tahammülleri yok. Eğer Perplexity, karşılaşılabilecek hataları hızla düzeltebilirse, yapay zeka uygulamaları konusundaki kafa karışıklığını azaltarak kullanıcıların güvenini kazanabilir.




