World Wide Web’i 1989 yılında icat eden Sir Tim Berners-Lee’nin vizyonu netti: Herkes tarafından kullanılan, her şeyle dolu ve en önemlisi ücretsiz bir alan. Bugün, bu icat 5,5 milyar insan tarafından kullanılıyor ancak Berners-Lee’nin hayal ettiği o demokratik insanlık gücünden oldukça uzaklaşmış durumda.
Avustralya’da yeni kitabını tanıtan Berners-Lee, internetin ruhu için verdiği savaşı ve işler kontrolden çıkmadan önce rotayı nasıl düzeltebileceğimizi anlatıyor. “İnterneti düzeltebiliriz, henüz çok geç değil” diyen mucit, işlerin nerede ters gittiğini de açıkça ifade ediyor.
Ticari hırs interneti nasıl zehirledi?
Berners-Lee’ye göre, internetin ilk bozulması alan adı sisteminin ticarileşmesiyle başladı. Kâr hırsının internetin tasarımına yön veren bir güç haline gelmesiyle, bugünkü “optimize edilmiş kötülük” ortaya çıktı.
Yıllar içinde tuttuğu blogunda yayınladığı bir harita, webin genel iyiliğini (e-posta, Zoom, podcast’ler vb.) gösterse de, haritanın sol tarafındaki kırmızı küme (X, Snapchat, YouTube) dikkat çekiyor. Berners-Lee, bu köşenin “kötülük için optimize edildiğini” savunuyor:
“Bu, tüm internetin sadece küçük bir parçası… ancak sorun şu ki, insanlar zamanlarının çoğunu bu sosyal medya sitelerinde geçiriyor çünkü bunlar bağımlılık yapıcı.”
Çözüm veri sırt çantaları ve Solid protokolü
Berners-Lee, Facebook ve Google gibi tekellerin inovasyonu engellediğini ve insan odaklı sistemlerin önünü tıkadığını düşünüyor. Çözüm olarak ise verilerin web üzerinde tutulma şeklini tamamen değiştiren Solid protokolüne güveniyor.
Solid “pod”larını (kapsüllerini), her bireyin güvenli bir şekilde sahip olduğu veri sırt çantalarına benzetiyor.
Bu sistemde:
- Verileriniz şirketlerin sunucularında değil, sizin kontrolünüzde duruyor.
- Eğitim verilerinizi bir yapay zeka öğretmeniyle, sağlık verilerinizi doktorunuzla paylaşmayı siz seçiyorsunuz.
- Belçika’daki Flanders hükümeti gibi öncüler, bu sistemi vatandaşları için kullanmaya başladı bile.
Yapay zeka için CERN benzeri bir yapı şart
Berners-Lee’nin iyimserliğinin en çok düştüğü konu ise yapay zeka. Yapay zekanın “kontrolsüz bir şekilde dörtnala koşan bir at” olduğunu belirten mucit, bu gücün şirketlerin tekelinden çıkarılması gerektiğini savunuyor.
Webi yarattığı yer olan CERN’ün bilimsel ve ticari olmayan yaklaşımını örnek göstererek, yapay zeka için de benzer bir uluslararası yapı kurulmasını öneriyor:
“En iyi bilim insanlarının bir araya gelip bir süper zeka yapıp yapamayacaklarını gördükleri ve eğer yapabiliyorlarsa, onu dünyayı yönetmesi için insanları ikna edemeyeceği bir sistem içinde tuttukları, yapay zeka için bir CERN görmek isterim.”
Ancak mevcut bölünmüşlük ve şirketlerin gizli çalışmaları göz önüne alındığında, bu hedeften “çok çok uzakta” olduğumuzu da itiraf ediyor.




