Dijital Piyasalar Yasası’nın (DMA) yürürlüğe girme tarihi hızla yaklaşıyor. Avrupa Birliği, önemli ekonomik güce sahip ve diğer işletmelerin dijital pazarlarını etkileyebilen büyük teknoloji platformlarına karşı yasal düzenlemeler getiriyor. AB, altı şirketi hedef alıyor, bu devasa şirketler sorumluluklarından kaçmaya çalışsalar da artık sona doğru yaklaşıyorlar.
6 Mart, uzun süredir beklenen bir değişim anını simgeliyor. Bu tarih, teknolojinin en büyük altı şirketinin Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası’na (DMA) uymak zorunda oldukları son tarih. DMA, güçlü şirketlerin platformlarında daha fazla birlikte çalışabilirliğe izin vermelerini ve kendi dijital hizmetlerini öne çıkarmaktan kaçınmalarını şart koşuyor. Yasa, hangi hizmetlerin kapsama dahil edilmesi gerektiği konusunda tartışmalara yol açarken, daha küçük rakipler arasında heyecan yarattı. Bu durum yüzünden şirketler işlerinin temel kısımlarda yönetim biçimi değişikliğine gidilmesine sebep oldu. Ve nihayet yıllar süren tartışmaların ardından kurallar Mart 2024’te yürürlüğe giriyor.

AB, altı şirketi bu kanunun çerçevesine dahil etti
AB, uygulama mağazaları, arama motorları ve web tarayıcıları gibi “temel” hizmetler sunan büyük dijital platformları bu kanunun içinde tanımlıyor. DMA’nın kısıtlamaları şu şirketlerin belirli hizmetlerine uygulanıyor:
AB tarafından belirlen 6 şirket ise bunlar:
- Alphabet
- Microsoft
- Apple
- ByteDance
- Meta
- Amazon
Olarak karşımıza çıkıyor. Her şirketin bu yeni kurallara karşı uyguladığı politikaları tek tek inceleyeceğiz. İşte söz konusu şirketlerin bu talepleri karşılamak (ve aynı zamanda karşı koymak) için attığı adımlar:
DMA’nın talepleri neler?
Belirlenen altı şirketin 6 Mart’a kadar Avrupa Komisyonu tarafından belirlenen 22 kapsam altındaki hizmet için DMA kurallarına uyması gerekiyor. Şirketlerin kurallara nasıl uymayı düşündüklerini açıklayan uyum raporlarını da 7 Mart’a kadar AB’ye sunmaları zorunlu. Avrupalı yetkililer daha sonra bu planları, kapsama alınan şirketlerin her biriyle düzenlenecek çalıştaylarda değerlendirecek.
Belirlenen şirketler platformları, AB’nin görüşüne göre dijital pazarları daha adil ve açık hale getirecek proaktif adımlar atmak zorunda. Örneğin, bu şirketler üçüncü parti firmaların hizmetleriyle birlikte çalışmalarına izin vermeli, rakiplerine göre kendi ürünlerini arama sonuçlarının üst sıralarına yerleştirmekten kaçınmalı ve uygulama mağazası erişimini harici geliştiricilerin kendi ödeme sistemlerini veya diğer hizmetlerini kullanmasını şart koşmamalı.

Avrupa Komisyonu bir platformun bu kanuna dahil etmesi için iki şartın sağlanmasını zorunlu tutuyor.
- Söz konusu platformun en son üç mali yılın her birinde en az 7,5 milyar avroluk AB geliri olması ve/veya son mali yılda ortalama 75 milyar avro piyasa değerine sahip olması. Bu platform aynı zamanda üç ya da daha fazla AB üyesi ülkede faaliyet göstermesi.
- İkinci kriter ise ilgili platformun AB’de aylık en az 45 milyon aktif kullanıcıya sahip olması. Bununla birlikte son üç mali yılın her birinde 10.000’den fazla yıllık aktif işletme kullanıcısını barındırması gerekiyor.
Komisyon, DMA kurallarına tabi olacağını düşündüğü her bir şirket için belirli hizmetleri tespit etti. Kurallara uymayan şirketler, küresel gelirlerinin yüzde 10’una kadar ve tekrar eden ihlallerde yüzde 20’ye kadar para cezasıyla karşılaşabilir.
Alphabet, küçük kullanıcıya daha fazla yer veriyor
Alphabet (Google’ın çatı şirketi), egemen bir arama motorundan büyük bir web tarayıcısına ve popüler bir mobil işletim sistemine kadar uzanan geniş bir imparatorluğa sahip. Bu durum, şirketi DMA kapsamında en geniş hizmet yelpazesine sahip şirket haline getiriyor. Bu hizmetler:
- Google Play
- Google Maps
- Google Shopping
- Google Search
- YouTube
- Android işletim sistemi
- Alphabet’in çevrimiçi reklam sistemi
- Google Chrome

Dolayısıyla şirket, Ocak ve Mart aylarında AB kullanıcılarını etkileyecek veri paylaşımından arama sonuçlarına kadar çeşitli değişiklikleri duyurdu. Bunlar arasında şunlar göze çarpıyor:
- Android cihazlarda varsayılan bir tarayıcı seçmek ve çoklu platformda çalışan Chrome tarayıcısı için tercih ekranları sunması gerekliliği.
- Uçuş ve otel gibi aramalarda rakip sitelere daha fazla bağlantı eklenmesi.
- YouTube, Search, reklam hizmetleri, Google Play, Chrome, Google Shopping ve Google Maps arasında bazı verilerin paylaşımı için kullanıcıların seçim yapabilmesi.
- Geliştiricilerin kullanıcıların verilerini Google hizmetlerinden çıkarmalarına yönelik olarak Google Takeout hizmetini geliştirmeleri için yeni programlama arayüzü (API) getirilmesi.
- Android’deki ödeme işlemlerine yönelik olarak Play Store uygulaması geliştiricilerinin AB’deki kullanıcıları uygulamalarının dışına yönlendirerek alternatif ödeme seçeneklerini tanıtma izni verilmesi.
Microsoft’ta DMA yüzünden değişen mekanikler
Microsoft’un Windows işletim sistemi, DMA’nın getirdiği düzenlemelerin kapsamına giriyor. Bu durum, şirketin kendi ekosistemindeki birçok uygulama ve hizmeti nasıl tanıttığını (ya da kullanıcılara bunlardan kaçınma hakkı tanıdığını) önemli ölçüde değiştiriyor.

Yazılım devi, kurallara uymak için bir dizi değişiklik yapmak durumunda kaldı. Bu değişiklikler arasında yerleşik Bing web aramasını devre dışı bırakma özelliğini ekleme, Edge tarayıcısını kaldırmak için yeni bir seçenek sunma ve hatta Google gibi şirketlerin Windows’a kendi özel web aramalarını eklemelerine izin verme gibi adımlar var. Bu seçenekler, AB ülkeleriyle birlikte İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç’i de kapsayan Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) pazarlarındaki kullanıcılar için geçerli.
AEA pazarlarındaki Windows makineleri, artık Bing sonuçlarını Windows Araması’ndan kaldırabilecek. Böylece Google, potansiyel olarak kendi arama sonuçlarını buraya yerleştirebilecek. Google gibi üçüncü taraflar da Windows Pencere Öğesi panosuna kendi içerik akışlarını ekleyebilecekler. Önceden yüklenmiş uygulamaları kaldırmayı kolaylaştıran DMA kurallarının bir parçası olarak, Windows 11 kullanıcıları artık Kamera, Cortana ve Fotoğraflar uygulamalarını da kaldırabilecekler.

AEA’daki makineler bu değişikliklerin uygulanmasına şimdiden başladı. Microsoft böylece “uyum günü”nden önce hazırlıklarını tamamlamış olacak. Google’ın Windows Arama arayüzünde Google arama sonuçları için kendi eklentisini yayınlayıp yayınlamayacağını bekleyip göreceğiz. Yakın zamanda çok sayıda Windows Pencere Öğesi sağlayıcısı da ortaya çıkabilir.
AB, başlangıçta Microsoft’un bir dizi başka aracını da bu kanuna dahil olarak listelemişti. Ancak düzenleyiciler, bu hizmetlerin DMA kapsamına girmeyeceği yönündeki Microsoft’un iddiasını kabul ettikten sonra Edge, Bing ve Microsoft Advertising’in söz konusu listede yer almayacağını bildirdi. Microsoft, bu hizmetlerin aslında “pazarda kendilerine alan açmaya çalışanlar” olduğunu öne sürüyor.
Apple: DMA’nın en önemli hedeflerinden biri
Apple’ın sürekli genişleyen “duvarlarla çevrili” kapalı ekosistemi, şirketin Dijital Piyasalar Yasası kapsamında en önemli hedefler arasında yer almasını sağlıyor. iOS işletim sistemi, Safari web tarayıcısı ve App Store, “temel platform hizmetleri” olarak tanımlanıyor. DMA’da bu uygulamaların kapalı ekosistemden çıkması gerektiğini düşünüyor.

Şirket, 25 Ocak’ta AB’nin yeni kurallarına uymak için iOS 17.4 güncellemesinde birkaç değişiklik getirmeyi planladığını duyurdu. Öne çıkan değişiklikler şunlar:
- iOS uygulamalarının üçüncü taraf uygulama mağazaları üzerinden dağıtılmasına izin verilmesi: Bu durum Apple App Store’un iPhone uygulamaları üzerindeki tekelini sonlandıracak.
- Üçüncü taraf program mağazası geliştiricilerinin uygulama yüklemelerini, güncellemelerini yönetebilmeleri için yeni bir çerçeve ve API’lerin tanıtılması.
- WebKit (Apple’ın Safari web tarayıcısının temelini oluşturan motor) üzerine kurulu olmayan üçüncü taraf tarayıcı motorlarına destek sağlanması.
- iOS kullanıcılarını varsayılan bir tarayıcı seçmeye teşvik eden yeni bir bilgi istemi ekranı.
- iPhone’un NFC sistemlerini açarak, Apple Pay dışındaki temassız ödeme hizmetlerinin kullanılmasına izin verilmesi.
Apple’ın eksik yükümlülükleri
Yeni değişikliklerin Apple tarafından istekli bir şekilde yapılmadığını belirtmekte fayda var. Apple, hizmetlerinin DMA kapsamına girmesine şiddetle karşı çıkıyor. Apple kendisini bu kanunun çerçevesinde tanımlamıyor ve buna itiraz ediyordu. Platformunun içeriklerini ayrı ayrı 5 ana parçadan oluştuğunu savunuyor ve DMA kanunu kapmasına girmemesi gerektiğini söylüyor. Bu taktik başarılı olmasa da Apple en azından bir platformunu bu kapsamın dışında tutabildi. Avrupa Komisyonu’nu iMessage’ın bu kanuna dahil olarak nitelenmediğine ve diğer mesajlaşma platformlarıyla birlikte çalışabilir hale getirilmesi şartına tabi olmadığına ikna oldu.

iOS 17.4’te Avrupa’daki kullanıcılar için sunulan değişiklikler, özellikle üçüncü taraf uygulama mağazalarına destek ve Apple’ın “duvarlarla çevrili” ekosistemi hakkındaki uzun süredir devam eden şikayetleri gidermeyi amaçlıyor. Ancak sayısız geliştirici ve eleştirmen, bu çabaları yetersiz ve hatta kasten işlevsiz buluyor. Apple’ın yeni kuralları, App Store alternatiflerinin 1 milyon indirme sayısını aşan uygulamalar için 0,50 avro tutarında “Temel Teknoloji Ücreti” ödemesini veya şirketin hâlihazırda aldığı yüzde 15 ila 30’luk komisyon oranına bağlı kalmasını gerektiriyor.
Verilen bu bilgiler ışığında şirketlerin Apple’ın DMA konusunda isteksiz olduğu anlaşılıyor. App Store’a seçenek olarak diğer üçüncü taraf uygulama mağazaları MacPaw ve Mobivention duyuruldu. Ancak yalnızca Mobivention, DMA yürürlüğe girdikten hemen sonra iOS kullanıcıları için kullanıma sunulacağını iddia ediyor. Benzer şekilde Google ve Mozilla gibi rakip web tarayıcısı sağlayıcıları yeni iOS tarayıcılarıyla denemeler yaparken, bu uygulamaların ne zaman kullanıma sunulacağı henüz resmi olarak netleşmedi.
Meta’nın DMA macerası
Facebook’un sahibi Meta, rakip sosyal ağları ve mesajlaşma uygulamalarını bünyesine katma konusunda uzun bir geçmişe sahip. Aynı zamanda şirketin oldukça güçlü bir reklam platformu da bulunuyor. DMA tarafından kapsanan hizmetler ağırlıklı olarak şu alanlara odaklanıyor:
- Facebook Marketplace (Pazar Yeri)
- Messenger
- Meta Ads

Hedefli reklamlar, Meta’nın en önemli gelir kalemi. Geçtiğimiz yıl, Avrupa mevzuatının kaygılarını gidermek amacıyla Meta, kullanıcılara reklamları görmemeleri için ödeme yapma imkanı sundu. Bu doğrultuda Facebook ve Instagram için 13 Euro aylık abonelik ücretiyle reklamsız bir kullanım deneyimi hayata geçirildi. Ancak daha sonra 1 Mart’tan itibaren bu abonelik için hesapların birbirine bağlanması halinde ek bir ücret (6 Euro) tahsil edilmeye başlandı. Meta ayrıca 18 yaşın altındaki kullanıcılar için reklamları duraklatmış olsa da bu konudaki uzun vadeli planları belirsizliğini koruyor.
Kullanıcıları etkileme hamlesi mi?
Meta’nın ücretli bir seçeneğe bel bağlaması, Avrupa Tüketici Örgütü’nün (BEUC) bir dava açmasına yol açtı. BEUC, “çok yüksek abonelik ücreti” nedeniyle kullanıcıların “gerçek bir seçeneğe” sahip olmadıklarını iddia etti. Meta, Ocak ayında kullanıcı verilerinin korunmasına yönelik başka bazı özellikleri aşamalı olarak devreye alacağını duyurdu. Bu özelliklerden bir diğeri de kullanıcıların bağlantılı Facebook ve Instagram hesaplarını birbirinden ayırmalarına ve ayrı ayrı yönetebilmelerine izin vermek oldu.

Diğer yandan pek çok kullanıcı için en heyecan verici potansiyel değişiklik ise WhatsApp’ta uygulama içi yazışmaların Meta’ya ait olmayan üçüncü parti platformlarla sağlanması. Meta, geçen yıl WhatsApp üzerinden üçüncü parti platformlar arası mesajlaşmayı destekleyeceğini açıklamıştı. Şirket 6 Mart’ta, WhatsApp ve Messenger için uçtan uca şifrelemeyi nasıl koruyacağını açıkladı. Ancak Meta, diğer platformların kendi kullanıcı mesajlarını etkin bir şekilde koruyacağının garantisini veremeyeceği konusunda uyarıda bulundu. Yine de kullanıcıların üçüncü parti platformlarda WhatsApp sohbetleri yapmaya başlayacakları net bir tarih henüz mevcut değil.
Bütün bu gelişmeler yaşanırken, Meta DMA kanunun bazı noktalarına itiraz ediyor. Şirket Kasım ayında Messenger ve Marketplace’in bu listeye dahil edilmemesi gerektiğini savundu. Facebook’un entegre bir özelliği olduğunu, diğerinin ise Meta’nın bir aracı olarak hareket etmediği bir tüketiciden tüketiciye bir servis olduğunu belirtti. Bu itiraz süreci, DMA’nın yürürlüğe gireceği bu hafta itibarıyla halen devam ediyor.
Amazon’un veri odaklı e-ticaret modelinin DMA sınavı
Amazon’un e-ticaret devi olarak konumu, karmaşık bir veri toplama sistemi ve devasa bir üçüncü taraf pazar yerine dayanıyor. Bazı satıcılar, bu durumun Amazon’a haksız bir rekabet avantajı sağladığından şikayet ediyor. DMA kapsamına giren iki temel Amazon hizmeti var; şirketin çevrimiçi pazar yeri ve reklamcılık iş kolu.

Amazon, AB’deki reklam yönetimi süreçlerinde ve kullanıcıların verileri üzerindeki kontrolünde yapmayı planladığı bazı değişiklikleri ana hatlarıyla açıkladı. Şirket halihazırda AB bölgesindeki mağazasını ziyaret eden müşterilerden, kişiselleştirilmiş reklamlar için bilgilerini toplama izni istemeye başladı. Amazon’un destek sayfasında belirtildiği gibi, bu şartları kabul etmek veya reddetmek, Amazon’un eğlence hizmetleri (Amazon Prime Video, IMDb ve Twitch dahil), akıllı ev cihazları, Kindle e-okuyucuları, uygulama mağazaları, işletim sistemleri ve Fire tabletleri genelinde bilgi toplama yeteneğini doğrudan etkileyecek. Bu durum, Amazon’un AB’deki kullanıcılar için kişiselleştirilmiş reklamları satmasını ve öne çıkarmasını zorlaştırabilir.
Ek olarak Amazon, AB’de kampanyaları olan reklam verenlere ve yayıncılara Amazon’un web sitesinden erişebilecekleri “yeni, genişletilmiş raporlar” vermeyi taahhüt etti. Bu raporlar, bir reklam veren için ne kadar ödediği ve bir yayıncının üçüncü taraf bir web sitesinde veya uygulamada görüntülenen reklamlardan ne kadar kazandığı hakkında daha ayrıntılı bilgi içerecek. Şirket ayrıca AB’de kampanyaları olan reklam verenler için yeni bir “temiz oda” uygulaması başlatıyor. Bu uygulama, reklam verenlerin kampanyalarının başarısını ve etkisini gizlilik korumalı, bulut tabanlı bir ortamda bağımsız olarak doğrulamalarına olanak tanıyacak.

Ancak Amazon, DMA kapsamında pazar yerinde rekabeti teşvik etmek için ne tür değişiklikler yaptığını henüz tam olarak açıklamadı. Kurallar, şirketin kendi markalarına arama sonuçlarında ayrıcalıklı muamele gösteremeyeceği veya üçüncü taraf satıcıların ürünlerini kopyalayamayacağı anlamına gelebilir. Amazon geçmişte her iki ihlalle de suçlandı.
Amazon, uzun süredir AB’de antitröst incelemelerinin konusu oldu. Düzenleyiciler, şirketi rekabette öne geçmek için satıcı verilerini kötüye kullanmakla suçluyordu. Amazon bu suçlamaları 2022’de sonuçlandırdı. Kamuya açık olmayan verileri kullanmayı bırakacağına, ayrıca daha fazla satıcının “Özel Teklif” kutusunda (eski adıyla “Satın Al Kutusu”) görünmesini kolaylaştıracağına söz verdi. Bu kutu, ürünlere oldukça iyi bir görünürlük sağlayarak satış ihtimalini artırıyor.
ByteDance: DMA listesindeki tek asyalı dev
Çinli dev şirket ByteDance, şu ana kadar DMA kapsamında belirlenen tek ABD dışı firma olma özelliğini taşıyor. DMA’nın kapsadığı tek ByteDance hizmeti ise popüler sosyal ağ platformu TikTok.

ByteDance, geçtiğimiz hafta TikTok’un DMA’ya nasıl uyum sağlayacağını açıkladı. Platform, Avrupalı kullanıcıların verilerini, TikTok ile çalışmak üzere kayıt olmuş diğer uygulamalara aktarmalarını sağlayacak bir API yayına aldı. Kayıtlı geliştiriciler, kullanıcıların izniyle TikTok’taki gönderileri, takipçileri ve diğer etkinlikleri kendi uygulamalarına aktarabilecekler. TikTok ayrıca, kullanıcıların gönderilerini ve diğer bilgilerini dışa aktarmasına ve indirmesine olanak tanıyan “Verilerinizi İndirin” aracını da geliştirdiğini belirtti. Şirket, işletme hesapları için geliştirilmiş veri taşınabilirliği çözümlerine de sahip olacak.
ABD-Çin rekabeti AB’deki arenaya taşınıyor
Değişiklikler, şirketin bu kanun tanımlamasına itiraz ederken yürürlüğe konuluyor. ByteDance, TikTok’un aksine “yerleşik platform şirketlerine karşı en iddialı rakip” olduğunu savunuyor. Komisyonun analizini ByteDance’ın Avrupa’da faaliyet göstermeyen iş kollarını bile yansıtan küresel piyasa değerine dayandırdığını öne süren şirket, TikTok’un da gerekli gelir eşiğini karşılamadığını iddia ediyor.

ByteDance’ın dahil edilmesi, AB’nin haksız bir şekilde Amerikan şirketlerini hedef aldığı yönündeki bazı eleştirmenlerin iddialarına karşı bir başka siyasi boyut da taşıyor. İlk başta ABD merkezli olmayan ikinci bir şirket olan Samsung da listeye dahil edilmiş ancak daha sonra bu listeden çıkarıldı. California Demokrat Senatörü Lou Correa, geçtiğimiz yılın sonlarında, 20’den fazla parti üyesinden oluşan bir grupla birlikte, AB politikalarının “özellikle DMA kapsamında ABD şirketlerini açıkça hedef aldığını” eleştiren bir mektup yazdı. Milletvekilleri, Avrupa Komisyonu’nun Huawei, Tencent ve Alibaba gibi Çinli firmaları “AB ve diğer pazarlarda ABD firmalarıyla agresif bir şekilde rekabet etmelerine rağmen bu kanun kapsamına dahil edilmemesini eleştirdi.
TikTok’un DMA’ya uyum süreci, hem teknolojik rekabeti hem de uluslararası siyasetteki dengeleri yeniden şekillendirebilecek bir etkiye sahip olabilir. Lütfen daha fazla bilgi edinmek istediğiniz başka bir DMA hedefi teknoloji şirketi olup olmadığını belirtin.
Sonuç olarak DMA’nın uzun vadeli etkileri zamanla daha net bir şekilde görülebilecek. Yasanın, Avrupa’daki teknoloji sektöründe önemli bir değişim yaratması ve küresel teknoloji devlerinin iş modellerini yeniden şekillendirmesi bekleniyor.
Öne çıkan görsel kaynak: Lukas S / Unsplash




